Polen ve Arı Alerjisine Son: Hayat Kurtaran Tedavi Yöntemi Açıklandı
Yıllardır bahar aylarının gelmesiyle burnu akan, gözleri yaşaran, hapşırmaktan kafayı yiyen herkes! Hele bi de arı sokmasından korkanlar… Derdinize derman bulunmuş olabilir. SBÜ İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Çocuk Alerji ve Klinik İmmünoloji Uzmanı Dr. Berna Uzunoğlu, polen ve arı alerjisine karşı en etkili yöntemi açıkladı. İşte detaylar…
Uzm. Dr. Uzunoğlu’na göre, bu yöntemin adı “alerjen immünoterapisi” yani halk arasında bilinen adıyla alerji aşısı. Doktor hanım, özellikle ilaç tedavisine yanıt vermeyen hastalar için bu tedavinin adeta bir kurtarıcı olduğunu söyledi. Sadece polen değil, ev tozu akarları, evcil hayvan tüyleri ve hatta arı alerjisinde bile uygulanabiliyormuş. Yani dert ne olursa olsun, bu aşıyla baş etmek mümkün.
“Tedavi aslında yüzyılı aşkın süredir uygulanıyor” diyor Dr. Uzunoğlu. Düşünsenize, yıllardır var bu yöntem ama bir çok kişi hala habersiz. İşin güzel tarafı, vücuda alerjeni azar azar vererek bağışıklık sistemine “bak bu zararlı değil, aldırma” demeyi öğretiyoruz. Yani bir nevi alerjiye karşı aşı oluyorsunuz.
Peki bu tedavi nasıl uygulanıyor? Anlatıyorum: Hastanın durumu uygunsa, deri altına enjeksiyon yapılıyor. Ayda bir kez hastaneye gidip aşı oluyorsunuz. Ama bi sabredin, bu iş en az 3 yıl sürüyor. 3 yıl boyunca her ay iğne… Zor mu? Biraz meşakkatli ama sonunda rahat bir nefes almak için buna değer. Çoğu hastada özellikle alerjik rinit şikayetlerinde inanılmaz bir iyileşme oluyor.
Dr. Uzunoğlu, arı alerjisi konusunda da çok önemli uyarılar yaptı. “Arı sokması sonrasında sadece bölgede şişlik, kızarıklık olmuyor” dedi. Bazen tüm vücutta yaygın kızarıklık, yüzde ve gözlerde şişme, boğazda takılma hissi, nefes darlığı hatta baygınlık ve tansiyon düşüklüğü gibi çok ciddi reaksiyonlar ola biliyor. Hatta bu tablo ölümcül bile olabilir. O yüzden arı sokması sonrası böyle yaygın belirtiler varsa, vakit kaybetmeden bir alerji ve immünoloji uzmanına başvurmak şart.
Biz de bu konuda bir hasta ve ailesiyle konuştuk. Emir Yanar 12 yaşında. Meğer yıllardır polen alerjisiyle boğuşuyormuş ama kimse farkında değilmiş. Annesi Emin Yanar diyorki: “Her yıl farklı doktora gittik, çocuğun şikayetlerini hep grip, nezle ya da soğuk algınlığı sanıyorduk. Bazen çok koşturduğu, terlediği ya da dondurma yediği için hasta olduğunu düşünüyorduk.”
Ayol bak işte, bazen en basit şeyleri bile anlamakta zorlanıyoruz. Meğer asıl sorun polenmiş! Emir’in gözlerinde akıntı oluyormuş, burnu sürekli akıyormuş, nefes alırken doluluk hissi varmış hatta ses tonu bile değişiyormuş. O kadar rahatsızmış ki aile bir yere gidemiyormuş, sürekli evde oturuyorlarmış. Ama alerjen immünoterapi tedavisine başladıktan sonra bu yıl ilk defa tatile gidebilmişler. Ne güzel değil mi? İşte tıp böyle mucizeler yaratıyo.
Son olarak, tedavinin zorluklarından da bahsedeyim. 3 yıl boyunca her ay düzenli olarak hastaneye gitmek. Bu, özellikle çalışan aileler ve okula giden çocuklar için zor olabilir. Ama diğer taraftan, bu tedavi olmazsa Emir gibi çocuklar baharı değil kışı yaşamaya devam edecekler. Hani derler ya “çareyi bilmek, dermanı bulmaktır” diye. İşte asıl mesele bu. Bir doktora görünüp doğru teşhisi almak ve tedaviye başlamak. Peki ya sizde de bu belirtiler varsa? Hele bi arı sokmasından sonra vücudunuzda yaygın reaksiyonlar oluyosa? Gidin bi kontrolden geçin derim. Kim bilir, belki sizinde baharınız bu aşıyla güzelleşecek.
Kaynak: Orijinal Haber

