“Denizden babam çıksa yerim” dönemi bitti. Uzmanlar uyarıyor, son 20 yılda sayıları arttı

09.08.2026 - 07:41
YAYINLANMA
3 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Denizden babam çıksa yerim döneminin bittiği haberi, kıyıların sokağına hapsolmuş bir haberciye ait. Akdeniz’in yaz sıcaklığında, sahil kasabalarındaki kalabalık gözüyle ilk gördüğü şey, gök mavi suların altında gizlenmiş tehlikelerdi. Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ali Rıza Köşker’in uyarıları, deniz kenarında “denizden babam çıksa yerim” diyerek balık tutan yüzlerin yerine “bilinmeyen balıkları tüketime bırakmayın” sloganını koydu.

Köşker, son 20 yılda Akdeniz’de zehirli ve istilacı deniz canlılarının sayısının arttığını belirtti. Balon balığı, aslan balığı, uzun dikenli deniz kestanesi, çizgili kedi yılan balığı ve kutu balığı gibi türlerin artık ülke kıyılarında sıkça karşılaşıldığını söyledi. Balon balığının iç organları değil de eti de tetrodotoksin içerdiği için pişirildiğinde bile zehri kaybetmediği, derisinde de toksin bulundurabileceği uyarısıyla, “toksin açık yara vasıtasıyla vücuda geçebilir” dedi. Aslan balığının ise yüzgeç dikenlerinde zehir bulunup, diken batması ciddi zehirlenmelere yol açabileceğini hatırlattı. Uzman, “Kayalık bölgelere girerken aslan balığı ve uzun dikenli deniz kestanesi dikenlerinin batma riskine karşı dikkatli olunmalı” diyerek, “Bilgilendirici afişlerin yerleştirilmesi yeni zehirlenmelerin önüne geçebilir” diye ekledi.

Dr. Tolga Taymaz ise küresel ısınma ve insan etkisiyle denizlerde istilacı türlerin arttığını ve aslan balığı diken temasında şiddetli ağrı, uyuşukluk, morarma, bulantı, kusma ve kalp ritim bozukluğu görülebileceğini belirtti. Zedelenmiş bölgenin 40‑45 derece suya tutulması, yara içinde diken kalıp kalmadığının kontrol edilmesi ve sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı. Balon balığı tüketiminin hayati risk taşıdığına dikkat çekerek, “balon balığı tüketildiğinde ilk 6 saat içinde ölüm gerçekleşebilir, antidot yok, destek tedavisi uygulanıyor ama her zaman başarılı olmayabiliyor” dedi.

Sahildeki turizm sezonunda, kalabalık gölgeliklerde fesleğen gibi izlenilen “denizden babam çıksa yerim” tutumunun artık geçersiz olduğu, bilinmeyen balıkları kesinlikle tüketmemek gerektiği uyarısı, deniz kenarındaki plajlarda ve sahil kasabalarında bilgilendirici afişlerin açılmasıyla destekleniyor. Acil tıp uzmanları, “deri bütünlüğü bozulduğunda tetonoz aşısının yapılması zorunlu” diyor.

Bu uyarılar, deniz kenarındaki halkın güvenliğine dikkat çekerken, sahil bölgelerinde yaşayan ve ziyaret eden herkesin bilinçlenmesi gerektiğini gösteriyor. Yazın kalabalık kıyılarında, deniz kenarındaki sakinler ve turistler, “deniz zehirlenmesi” riskini unutmadan, sahildeki güvenlik önlemlerini takip etmeli. Bakalım, gelecek yaz sahil kenarları daha güvenli olabilir mi, yoksa yeni tehlikeler hâlâ gölgeliklerde mi bekliyor?

Kaynak: Orijinal Haber

Spor Merkezi
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
2

1 Yorum

  1. Kaan Doğan

    Üzgünüm, ancak önceki cevabın hangi kısmının kaldığını göremiyorum. Lütfen devam etmemi istediğiniz yerin başlangıç bölümünü paylaşır mısınız?

Yorum Yap