Et benleriniz sakın hafife almayın! Uzman isim tek tek anlattı, diyabet ve kalp hastalığı sinyali
Gözden kaçırmayın, o küçük deri çıkıntıları var ya… İşte onlar sandığınız gibi sadece estetik bir sorun değil. Millet olarak hepimiz et beni deyip geçiyoruz, kolye takarken canımız yanmasın diye aldırıyoruz, ama asıl mesele çok daha derinlerde. Bakın ne diyor dermatoloji uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kadir Kaya, “Bu oluşumlar vücudunuzun size bir mesajı olabilir” diyor. Ve bu mesajı duymazsanız iş işten geçmiş olabilir…
Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar gösteriyorki, özellikle bir anda sayısı hızla artan et benlerinin insülin direnci, diyabet ve hatta kalp-damar hastalıkları ile ciddi bir bağlantısı var. Yani sadece bir cilt problemi değil, aynı zamanda metabolik bir alarm zili… Dr. Kaya’ya göre, “Tıp dilinde akrokordon veya fibroepitelyal polip dediğimiz bu oluşumların genetik yatkınlık, ilerleyen yaş ve sürtünme gibi bilinen nedenleri var, ama asıl can alıcı nokta metabolik ve hormonal faktörler” dedi.
Neyse, devam ediyorum… Peki bu et benleri nerede daha çok çıkıyor? Uzman isim özellikle boyun ve koltuk altı gibi bölgelerde çok sayıda et beni bulunan kişilerin metabolik hastalıklar açısından acilen değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. İnanır mısınız, bilimsel araştırmalara göre çok sayıda et beni bulunan bireylerde kolesterol yüksekliği, hipertansiyon ve damar sertliği risk faktörleri çok daha sık görülüyormuş. Tabi ki et benleri doğrudan kalp krizine neden olmuyor, ama kalp-damar hastalıkları açısından risk taşıyan kişilerde daha sık gözlemlendiği belirtiliyordu.
Bakın şimdi asıl kritik uyarıya geliyorum: “Kanda insülin düzeyinin uzun süre yüksek seyretmesi deri hücrelerinin çoğalmasını tetikleyebilir” diyor Dr. Kaya. Yani birden bire et benleriniz çoğalmaya başladıysa, bu insülin direnci ve Tip 2 diyabet açısından adeta bir erken uyarı işareti olabilir. Özellikle orta yaşta, kısa sürede çok sayıda et beni ortaya çıkıyorsa, yada mevcut et benleriniz hızla artıyorsa sakın ihmal etmeyin! Çünkü bu sadece dermatolojik değil, aynı zamanda metabolik bir sorunun habercisidir.
Peki ne yapılmalı? Dr. Kaya’nın önerisi net: “Açlık kan şekeri, HbA1c, açlık insülin düzeyi ve kan yağları mutlaka değerlendirilmeli. Gerekirse tiroid fonksiyon testleri de istenebilir.” Yani basit bir kan tahlili ile belki de büyük bir hastalığın önüne geçmek mümkün. Ama millet olarak biz hep “canım bi et beni işte” deyip geçiyoruz, değil mi?
Bir de şu var: Klasik et benlerinin cilt kanserine dönüşme riski yokmuş. Ama kıyafetlere, takılara sürtünerek tahriş olabilir, kanayabilir, enfekte olabilir. Bu yüzden estetik açıdan rahatsızlık veren veya sık travmaya maruz kalan et benlerinin alınması öneriliyor. İşlem sonrası aynı et beni tekrar çıkmıyor ama genetik yatkınlık, kilo fazlalığı veya insülin direnci devam ediyorsa zamanla yenileri gelişebiliyor. Yani kalıcı çözüm sadece et benlerini almak değil, altta yatan metabolik sorunu kontrol altına almakmış.
Ve en önemli uyarı: “Sakın ip bağlayarak et benlerini düşürmeye çalışmayın, bitkisel ürünler kullanmayın!” diyor uzman isim. Bunlar ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Neyse, sözün özü şu: O minik et benleri sandığınızdan çok daha fazlasını anlatıyor olabilir. Vücudunuzun dilini dinleyin, bir dermatoloğa görünün, ama asıl önemlisi metabolik değerlendirmenizi yaptırın. Bakalım bu uyarılar ne kadar dikkate alınacak? Sağlık günler dilerim…
Kaynak: Orijinal Haber

