Bugün, 12 Ağustos 2026 14:26 da duyurulan haberde, 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanı’na yönelik suikast timinde yer alan FETÖ’ün ihraç yüzbaşı Burkay Karatepe’nin yakalandığı söylendi. Operasyonun ardından soruşturma genişlemiş, ablası Ayşe Alanur Karatepe’ye yönelik işlem başlatılmış. Kayıtlı kayıtlar, ablanın kardeşle örgütsel yöntemlerle irtibat kurduğu, maddi destek sağladığı ve uzun yıllar saklanmasına yardımcı olduğu iddialarını içeriyor.
Burkay Karatepe, 15 Temmuz sonrası babasıyla görüştükten sonra bir daha yüz yüze görüşmediğini iddia ediyor. Yüzbaşıy, polisle iletişimde “Temkinli olmaya devam, pusuda bekliyor çakallar açık bulmak için” mesajlarını gönderdi. Onun için “gelişmelerde” önemli bir unsur, ama ben de bakıyorum, bilgi eksik.
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Temmuz’da Menteşe ilçesinde düzenlenen operasyonla Ayşe Alanur Karatepe’yi gözaltına aldı. Gözaltına alınan kişi, otel odasında, kullandığı araçta ve Eskişehir’deki ikamet adresinde eş zamanlı arama yapıldı. Aramalarda ele geçirilen dijital materyaller incelenecek. Şüphelinin kalmış olduğu “taslaklar” klasöründe Word dosyaları bulunarak, kardeşle iletişimin elektronik ortamlarda sürdüğü ortaya çıktı.
Yazışmalarda, Burkay’ın saklanmasına yönelik tedbirler, para ve ihtiyaç gönderimleri, buluşma planları ve kimlik‑pasaport hazırlığına ilişkin ifadeler var. “Haftaya Salı günü 9 Mart saat 14.00’da buluşalım” mesajı, planın tam olarak nasıl ilerleyeceğini gösterir. Aynı zamanda Suriye, Lübnan ve İran güzergahları üzerinden kaçış planları da tartışılmış. Hatay üzerinden bağlantı kurma, Beyrut’a geçiş ve Van üzerinden İran güzergahı gibi detaylar yer alıyor.
Ayşe Alanur Karatepe, polisteki ifadesinde “Hiçbir şekilde terör örgütüne yardım etmek gibi bir durumum söz konusu olamaz. Yaptığım her şey birinci dereceden kan bağım olan kardeşim Burkay Karatepe’yedir.” dedi. Polisteki ifadesinde, kardeşine yaptığını iddia ettiği yardımın terör örgütüyle bağlantılı olmadığını savundu. Ancak, dijital materyallerdeki e‑posta ve Word dosyaları, onunla kardeşi arasında sıkı bir iletişim kurulduğunu kanıtlıyor.
Sonunda, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından “depremin zamanı tam karmaşa vaktiydi, düşünemedik. Değerlendiremedik.” ifadeleriyle, kaçış için uygun bir dönem olduğu iddia edildi. Bu, taşınmazların satılması ve para biriktirilen bir planın parçasıydı. Hepiniz merak ediyorsunuz, bu operasyonun devam edip etmeyeceği, takip edilmesi gereken bir gelişme mi?
Kaynak: Orijinal Haber
Haberdeki detaylar şaşırtıcı, hizmet beni rahatlatıyor